14 Haziran 2009
BEŞİRLE VALS, ŞARONLA KÖREBE

elin oğlu kendi kıçını temizlemeyi nasıl da iyi biliyor. demek ki 1915'te yaşananlara şahit çaresiz emirkulu bir mehmetçik'in gözünden anlatan bir film çekilse bugün kopartılan bütün yaygarayı susturacağız.
eğer iş bitirmesi için orta yerine aşilin/rambonun salıverildiği epik bir savaştan bahsetmiyorsak bir askerin bir savaşta müdahalesinin ne derece olması bekleniyor ki? sadece bir asker bile bütün o katliamı yapmış olsa bile milgram deneyi ile her şeyi aklayabiliyorken neyin vicdan hesabı yapılıyor? yeni hiçbir şey anlatmıyor bu film. sadece filistinlilerin katliamından dolayı bir askerin yaşadığı travmayı görüyoruz. e o zaman sormazlar mı adama, milyonlarca insana anlatmaya çalıştığın şey binlerce insanın yaşadığı acıdan sorumlu olan üstlerinin sorumsuzluklarıyla bahaneldirilmiş travmatik belleğin miydi sadece?
bu film iç savaş, katliam, israil, lübnan ve filistinliler hakkında hiçbir şey anlatmıyor. bir savaştan piyonların sorumluluğu tutulamayacağını da herkes biliyor. insanın dibini düşüren görüntü tekniği, ses ve müzikleriyle bu film kitlesel bir olayla ilgili toplumsal bir hesap sormak/vermek yerine bireysel terapi yoluna giderek sadece yönetmenin ve olaydan sorumlu olan üstlerin vicdanını temizlemiştir.


No comments yet